Beyninin oksijene ihtiyaç duyduğu her an
Yaz Aşkım
Sonbahar oluyor, kış yaklaşıyor ve sen gidiyorsun,
Kim, hangi hayal kırıklıkları ve özlemler,
Bilmeden, hiç arkana bakmadan hayatın devam ediyor.
Bir gün beklemediğim bir anda ve unutmuşken,
Karşıma çıkıyorsun sanki bırakan sen değilmişsin gibi,
Ben de bütün kızgınlığıma rağmen hasretime yenik düşüyorum.
Yine beraberiz, bütün yaz birlikte olacaz ve
Biliyorum ki sonbahar geldiğinde
Sanki daha önce başıma gelmemiş gibi yine arkandan bakakalacağım.
Her ne kadar korksam da o günlerden
Şimdi anın tadını çıkaracağım,
Seninle birlikte…
Bu şarkı da sana gelsin, ben seninle hasret giderirken
Ey güzelim, ey tatlım, ey hoş kokulum,
Ey yeşiline, kırmızısına kurban olduğum,
Dilim dilim soğuk karpuzum :))
Kim, hangi hayal kırıklıkları ve özlemler,
Bilmeden, hiç arkana bakmadan hayatın devam ediyor.
Bir gün beklemediğim bir anda ve unutmuşken,
Karşıma çıkıyorsun sanki bırakan sen değilmişsin gibi,
Ben de bütün kızgınlığıma rağmen hasretime yenik düşüyorum.
Yine beraberiz, bütün yaz birlikte olacaz ve
Biliyorum ki sonbahar geldiğinde
Sanki daha önce başıma gelmemiş gibi yine arkandan bakakalacağım.
Her ne kadar korksam da o günlerden
Şimdi anın tadını çıkaracağım,
Seninle birlikte…
Bu şarkı da sana gelsin, ben seninle hasret giderirken
Ey güzelim, ey tatlım, ey hoş kokulum,
Ey yeşiline, kırmızısına kurban olduğum,
Dilim dilim soğuk karpuzum :))
Artık yorulduğumu hissediyorum savaşı, acıyı, masum insanların katledilişiyle ilgili haberleri duydukça, okudukça. Peki ne mi yapmak lazım? Savaşı destekleyenleri, zulümden kar edenleri uzaklaştırarak . Peki o nasıl olacak? Siz gidin diyince gidecekler mi? Tabii ki hayır. Eğer onları defetmek mümkünse bu ancak onlarla savaşarak olabilir lakin onlar savaşmadan teslim olmazlar. Onlarla savaşa girersek de iki ihtimal var: Ya onlara yenileceğiz ya da onlar gibi olup onları yeneceğiz. Her iki durumda da kendimize, amaçlarımıza, inançlarımıza ihanet etmiş olmayacak mıyız?
Aynı kalanlar...
Lisanstaki en yakın arkadaşımdı, her şeyimi bilirdi ben de
onunkileri… Tahminen 4 – 5 yıldır sadece Facebooktaki fotoğrafları aracılığı
ile görüyorum kendisini. Anneler gününde kızıyla birlikte çekildiği fotoğrafına
dikkatli bakınca fark ettim. Benim “ortak” hala aynı “ortak”. En son gördüğümde
ne kadar çocuksak hala aynı çocuk karşımdaki. Halbuki evlendi, anne oldu,
yıllar geçti... Sonra diğer arkadaşların fotoğraflarına da baktım. Bir de ne
göreyim? Hiç biri büyümemiş. Hepsi liseden yeni mezun olmuş halleriyle ya iş
yerinde bir masanın arkasında, ya karısıyla - kocasıyla ya da çocuğuyla. Merak
ediyorum, hiçbiri yaşlanmıyor mu yoksa ben mi konduramıyorum onlara yaşlanmayı?
Hani ucu bana da dokunur diye korkuyorum belki de...
Olsa ya...
Bugün cuma ya da cumartesi olsa... Şu an İstiklal Caddesinde olsam... Bir iki tur atsam yukardan aşağıya... Sonra da birileriyle buluşsam... Sonra sen de gelsen... Bir şeyler içsek, bir şeyler dinlesek, muhabbet etsek... Olsa ya...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
