Ne zaman, nasıl ailemize katıldığını hatırlamıyorum.
Zaten o geldiğinde ben yoktum evde. Tek hatırladığım benim için de sürpriz
olmuştu gelişi. Evimizin sıcak kanlı olan maskotu Boncuk Efendi…
Bilemiyorum
insan beslediği hayvanlar arasında birini önde tutar mı ama Boncuk benim için beslediğim
bütün hamsterlardan hatta bütün hayvalardan özeldir. Kendimi geçtim muhtemelen
ailede de en çok sevilen hamster odur. Özellikle isim anası olan annem ayrı
ilgilenir onunla. Gece salon içinde dolaşmaya çıkarar, ki takıntılı derecede
titiz olan annem için bu durum boncuktan evvel imkansıza eş değer bir durumdur.
Ailenin diğer fertleri için de durum fakrlı değil hani.
Bugün
Boncukla ilgili acı gerçekle yüzleştim: Normalde onu dolaşması için kafesten
çıkardığımda gelmek bilmez, bir o yana koşturur, bir bu yana koştururdu. Her
seferinde önce bana yaklaşır, elime almaya kalkışınca da geri kaçardı. Belki tek
seferde bir saat uğraştığım bile olmuştur. Bu akşamsa daha beş dakika bile
geçmeden bir baktım bana doğru geldi. Elime tırmandı. Tekrar yere koydum, bu
sefer daha geniş alana ki bu eskiden onun için bulunmaz bir nimetti. Bu sefer
de ayağıma tırmanmaya çalıştı. Annem, “kafesine dönmek istiyor” dedi.
Son
üç ayda çok yaşlanmış Boncuk Efendi. Hareketi azaltmış, uykuyu arttırmış.
Sanırım, bu ziyaretim onu son görüşüm olacak. Ankara’ya gittim mi bir dahaki
İstanbul ziyaretimde Boncuk Efendi'nin evde olmayacağından korkuyorum. Üzülüyor insan, ölümü ona bile yakıştıramıyor, ölümü yakıştırmak ne demekse? Şimdiden özlemeye başladım. Bare şu günlerde
onunla biraz daha fazla zaman geçireyim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder